Sonbaharın En Güzel Renkleri – YEDİGÖLLER’de

204
0

Her mevsimi başka güzel ama sonbahar bir başka… Sonbaharın en güzel renkleriyle sarmalandığı zaman da kasım. Bizde gitmek için kasımı seçtik. Sonbaharın en güzel renklerine bu ayda görebileceğimizi biliyorduk. Çünkü yine bir kasım da gelmiştik.

Gelirken önce endişelendik. Medyada trafiğin yoğunluğundan, kalabalıktan, bir de yetmezmiş gibi yol yapım çalışmalarından bolca haber okuyunca biraz ürktük ama gitmekten de vazgeçmedik. Gelince anladık ki her şey uzaktan göründüğü gibi değilmiş. Sabahın köründe çıkmak gerekiyormuş. Hem trafiğe takılmıyorsun hem de ilk gelenler kervanına karışıyorsun.  Yolculuğumuzda yaklaşık 4 saat sürüyor.

Levhayı görünce Yedigöller’e doğru çıkabileceğimiz en yüksek noktaya çıktık. Burası ilk fotoğraflık alan. Biraz fotoğraf karesine yerleşmek için zorlasan uçurumu boylayacak kadar da yüksek. Hemen yolun başında kenara atılmış masa sandalyelerde bir çaylık mola verilecek yerlerde hazır, tabi uçurumun kıyısında… Bize şimdilik mola yok! Uzun zamandır hasret çektiğimiz Yedigöller’e bir an önce kavuşma derdindeyiz.

Yolun bizi götürdüğü şekilde; ağaçların arasından virajlı yolda içimiz dışımıza çıkarak, aşağıya doğru süzüldük. Büyük araçlar içeriye giremediği için hemen göllerin başlangıcında yer alan park alanına kadar geldik ve aracımızı park ettik. Sonra keşfedeceğimiz güzelliklerle beraber kalabalığın arasına karıştık. Erken gelenler yoklamasında ilk sırayı alamasak da tam vaktinde geldiğimizi ilerleyen zamanda anladık.  Bizimle birlikte uzak veya yakın yerlerden birçok doğasever buraya akın etmiş.  Kalabalık diyorum ama asıl kalabalığın ne olduğunu öğleden sonra anlıyoruz. Şimdiki hiçbir şeymiş!

Girişte yer alan Sazlıgöl ve İncegöl’ün etrafını turlamaya başladık. İkisi de muhteşem görünüyordu. Renkler çok yakışmış. Gelenden geçenden fırsat buldukça hem bu güzellikleri seyretmeye hem de  fotoğraf çekmeye, çektirmeye çalıştık. Havayla birlikte renk değiştiren doğanın güzelliğine burada  bir kez daha aşık olduk. Yavaş yavaş Nazlıgöl’e ilerledik. Nazlıgöl, diğerlerine göre daha büyük. Girişteki iki göl arasında pek uzaklık olmasa da yine belli bir süre yürümek zorunda kalıyorsun. Çok uzakta değil çok yakın da!

Gölün kıyısında yer alan masalardan birine güzelce yerleştik. Uzun yolu aşmanın vermiş olduğu hafif yorgunluğu ve erken kalmanın mahmurluğunu burada atmaya çalıştık. Yanımızda getirdiğimiz yiyecekleri de iliştiğimiz göl manzaralı masamızda keyifle yedik.

Karnımız doyunca gittikçe çoğalan bir türlü azalmayan kalabalığın arasına karışıp, patikada Dilek Çeşmesi’ne kadar ilerledik. Ara sıra yaprakların arasında kendi kurgulayarak çektiğimiz fotoğraflarla eğlenerek Gülen Kayalar’a kadar ilerledik. Kayaları geçince hemen yakınımızdan gelen suyun sesine yani şelaleye doğru aşağıya kadar indik. Bu tarafa iki farklı yönden geliniyor. Biz ormanın içinden daha sakin ilerlerken, kalabalık diğer taraftan akın etmeye başladı.  Gelen kalabalıkla burada buluşup, curcunanın kucağına düşmüş olduk. Eğlenceli, fotoğraf çekimlerine kısa mola verip, ilerleme telaşıyla yavaş yavaş içeriye doğru Deringöl’den Büyükgöl’e ilerledik. Buradaki manzaralar bir başka güzel. Kampçıların en popüler yerleri de burası, tabi günübirlikçiler ve aylakçıların da! Gölün etrafını dolaşıp ana yola çıkınca  araçtan, insandan geçilmeyen yollarda bir geçiş bulup aracımıza nasıl ulaşırız derdiyle ilerledik. Dönüşte yoğun trafiğin bir parçası olmamak amacıyla en kısa yol neresiyse oraya yöneldik. Çıkmakta zorlandığımız birçok merdiveni ve yokuşu aşarak, park yerine ulaşmayı başardık.

Önümüz uzun yol vardı. Milli parktan çıktıktan sonra karnımızı da doyuracağımız derme çatma olarak yapılan tek tesise tıpkı bizden öncekiler gibi hücum ettik. Ekmek arasında köfte veya tavuk buradaydı. Kuyruk oldukça uzun bizden önce gelen okul grupları ve turla gelenler çoktan ön safları kapmıştı. Köfte ekmeklerimize kavuşmak için bayağı bekledik. Köfteli ekmekler yenince üzerimize çöken rehaveti atmak için doğa manzaralı terasımızda yeni demlenmiş çayları da içince dönüş vakti çoktan gelmişti.  Erken çıkınca trafikte açık olunca rahatlıkla evlerimize ulaştık.

Yedigöller’e dair ayrıntılar burada, tıklayın…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here