JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.

Tokatlı Kanyonu

Yazan

DSC_0122

 

Güzel Safranbolu’m ne çok görülecek  güzelliklerin var! Gelince ayrılamıyoruz senden… Hangi birini söylesem; eski köşklerin, taş sokakların mı desem, tarihten bize sunduğun güzelliklerin mi, yoksa biraz uzaklaşıp Bulak Mencilis Mağarası mı desem gördüğün gibi say say bitmiyor… Bir de bunların yanına eklediğin Tokatlı Kanyonu var ya, şehre uğramadan önce buraya gidilecek güzellikte!!! Dur en iyisi buradan anlatmaya başlamalı … Haydi bakalım Tokatlı Kanyonuna doğru masalsı yolculuğumuz başlamalı…

 

Safranbolu’ya gelip şehre girince ”kanyonlar şehri” olduğunu ilk saniyelerde anlamamak mümkün değil… Evet şirin şehir kanyonlar üzerine nakış gibi işlenerek oturtulmuş. Şehrin dışında farklı güzelliklere yelken açan bir kanyon var ki, girdiğiniz anda büyülüyor. Camdan yapılmış ve yaklaşık 75 tonu taşıyan Kristal Teras’ta şöyle bir etrafa bakış atıyoruz. Arada sallanmalara da aldırmadan bir daha, bir daha seyrediyoruz. Bir de topluca güzel bir poz verip,  kanyona doğru yol ilerliyoruz…

 

20150411_123106

 

Terastan çıktığımızda, mimarisiyle büyüleyecek su kemeriyle karşılaşıyoruz. Karşıdan bol bol fotoğrafını çekip ara sırada bakışıyoruz. Aşağıya doğru saymadan, bir çok merdiveni birer birer adımlıyoruz. Sağa sola kıvrılarak, yanımızda akan suya selam çakarak, iniyoruz. Ve nihayet kanyonun içine varıyoruz. Şans eseri kafamızı yukarı kaldırdığımızda Krsital Terasın yüksekliğini görünce bir de ürkme bakışı atıyoruz. Bayağı yüksekteymiş! Önümüzde uzanan patikada ilerlemeye başlıyoruz.

 

Kuş seslerini dinliyor , baharın müjdeleyicisi, gülümseyen çiçekleri seviyoruz. İleride bir çiftlik karşımıza çıkıyor. Girişteki tabela da ”Eyitimli atlar” yazısı oldukça hoşumuza gidiyor. Eyitimli ( eğitimli) atlar, eşekler derken patikadaki yola devam ediyoruz. Bu sefer su, solumuz da coşkuyla akarak eşlik ediyor. Az gidiyor, uz gidiyoruz ve eski bir köprüye varıyoruz. Bir de sarmaşıktan gerdanlık takmış ya, güzelliğine diyecek söz bırakmamış köprünün, sağına, soluna, altına her yerine sokulup çekip, çekip duruyoruz. Yetmiyor grupça dizilip bir de ”Gezginler” pozu veriyoruz. Yaklaşık 3 kilometrelik yolculuğumuzu tamamlıyoruz. Gezimanya ve Safranbolu Belediyesi işbirliği ile yapılan ”Blogger Safranbolu Gezisi” birinci bölümünü burada tamamlıyoruz. Biz gidiyoruz başka rotaya, darısı sizin başınıza….

 

Haydi bakalım gelin buraya…

 

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*