JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.

Beyaz Gelin KARS

Yazan

Soğuk!

Kirpiklerine kadar  donacaksın!

Ne var ki görecek?

Dediler, dediler,  dediler!  Halbuki, Kars’a gelmek için bir çok sebep var! Ayrıca gelinecek en güzel zaman! Mevsimlerden kış, aylardan da ocak olunca beyazla bezenmiş bir şehirle karşılaşıyoruz. Sanki her yerde düğün havası, şehirde beyaz tüller içinde. Havayoluyla gelince, bembeyaz bir örtünün tam ortasına iniyoruz.  Uluslararası havaalanına iner inmez, yüzümüze buz gibi hava çarpıyor. Sıcaklık ‘’-17 derece ama olsun, -25 olmadığı sürece sıkıntı yok.’’ bilgisini alıyoruz, ellerimize ve yüzümüze koruma takviyesi yapıyoruz. Karasal iklimin özelliği, nem az olunca çok fazla üşümüyoruz. İlk şoka hemen alışınca kıyı, bucak keşfedilmedik yer bırakmadan gezmeye başlıyoruz.

İki günlük gezimizin birinci gününü Kars’ın merkezinde yer alan tarihi ve kültürel zenginliklerine, ikinci gününü ise Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü’ne ayırıyoruz. Zaman kalırsa İsviçre Alpler’inde bir de Sarıkamış’ta olan ‘’Kristal kara’’ yani Sarıkamış’a gitmeyi planlıyor ve ilk serüvenimize Kars Kalesi’yle başlıyoruz.

ŞEHRİN EN YÜKSEK TEPESİNDE YÜKSELİYOR KARS KALESİ

 

 

Şehrin en yüksek tepesinde yükselen kaleye, dar ara sokaklardan geçip, biraz da önünüzde kıvrılarak yükselen, yokuşu tırmanıp, ara sıra da soluklanarak ulaşıyorsunuz. Kalenin içine girince şöyle bir şehre bakalım derseniz, en yüksek ve en uç noktaya yavaş yavaş yanaşıp, beyazlara bürülü dümdüz ovaya kurulmuş şehri, gelinlikler içinde seyredersiniz.  Sonra kar ve buzla kaplı çıktığın merdivenden nasıl ineceğini düşünürken, inmeyle verdiğin mücadelenin ödülünü kalenin köşesinde yer alan kafede oturup, hem biraz ısınır, hem de yeni demlenmiş çaydan yudumlayarak alırsınız.

DÜZENLİ VE GENİŞ CADDELERİNDE DOLAŞMAK

 

 

Cetvelle çizilmiş gibi, bir baştan başa, baktığında milimlik hatanın olmadığı yan yana dizili kimisi eski, kimisi de yeni binaların yer aldığı caddelerde yürümek pek bir hoş. Gece ise ışıl ışıl aydınlanırken, Avrupa’nın bir şehrindeymiş gibi düzene de sakın şaşırmayın! Tarihi yapılar, üç caddenin üzerinde  yer alıyor. Buralarda bir aşağı bir yukarı yürüyüp, Ruslar’dan kalan yapıların önünden de bolca geçin. Şehrin sokaklarında dolaşıp, binaların güzelliğine hayran olup, samimi ve misafirperver halkının arasında da dolaşın.

BİRBİRİNDEN LEZZETLİ YÖRESEL YEMEKLER VE TATLILAR

 

 

Kars’a kadar gelip, meşhur kaz dolmasını yemeden dönerseniz, gelmiş sayılmıyorsunuz.  Kar düşmeden gitmemeli, kazların poposu kara bir güzel değmeli! Unutmayalım kazlar, soğukta kurutularak saklanıyor sonra afiyetle yeniyor. Suyundan da yanına bulgur pilavı yapılınca, kazla pilav muhteşem lezzet ikilisini oluşturuyor. Yanına artık ne isterseniz, sipariş edip, afiyetle yersiniz. Bizimde bir anda karşımıza Kars Kaz Evi çıkınca hemen içeriye giriyoruz. İyi ki girmişiz. Yemek için en güzel mekan, işletmecisi Nuran Hanım’la da güzel bir sohbet eşliğinde kaz etinin yanında sunulan tatlara da bakıp, üstüne nefis Kars helvasından da yiyince bir daha gitmeyi hemen düşlemeye başlıyoruz.  Helva nefis, kaldığımız her gün fırsat buldukça, uğrayıp, afiyetle yedik. Kaz Evi’nde tek kaz dolması yok; yöresel tatlar, çeşit çeşit çorbalar ve yemekler varken, bizim önceliğimiz kaz eti oluyor, ardından helva tabi.

 

BELKIZ ABLA’NIN DÜKKANINDA DİNLENİN

 

 

Bir soluklanma molası verebileceğiniz, dışarıdan küçükmüş gibi görünse de, genişliği, işletmecisinin güler yüzü, samimiyetiyle en güzel mekan. Aslında hediyelik eşya dükkanı burası. İçeriye girince satış bölümünden geçip, arkadaki bölümde masalardan birine ilişip ya da soba başında oturup, demlenmiş ıhlamuru, çayını içeceğin, keyifli sohbet edip, zamanın çoğunu geçireceğin sıcak ve samimi bir ortam.

 

AŞIKLAR ATIŞMASI

 

 

 

Buraya kadar gelmişken, Aşık Atışmasına muhakkak katılın. Biz Kazim Karabekir Kültür Merkezi’nde sımsıcak bir ortamda dinledik.

‘’Atışma’’ halk edebiyatında aşıkların karşılıklı şiir söylemesiymiş. En az iki aşık oluyor. Dinleyicilerin karşısında belli kurallar çerçevesinde sazlarından dökülen ezgiler, eşlik eden sözlerle ustalıklarını konuşturuyorlar.

Mahlas Alma, Dudak Değmesi gibi çeşitlerin sunulduğu gece de usta ve çırak aşıkların birbirine olan saygıları, ezgilerden örneklemeleri muhteşemdi.

 

KARS MÜZESİ

 

 

Kars Müzesi’nde geçmişten günümüze bölgede yaşayan uygarlıkların izini sürüyorsunuz. Zengin koleksiyonun sergilendiği müze de şehrin merkezinde yer alıyor.

 

ŞEHRİN TARİHİ YAPILARI ARASINDA DOLAŞMAK

 

 

Kalenin çevresinde başlıyor en görkemli yapılar ve çoğu da burada konuşlanmış. Sonra dere kıyısında ilerlediğinizde sırasıyla karşınıza çıkıyor. Kaleden inerken solda, biraz harap durumda olan Beylerbeyi Sarayı’na uğramadan geçmeyin! Kalenin hemen eteğinde yer alan Osmanlı Evleri’nin önünden geçin. Hatta karşıya geçip, seyredin. Derenin üzerine konmuş, taştan motif motif işlenen Taş Köprü’den karşı tarafa süzülün. Sonra sırasıyla Kümbet Cami ( 12 Havariler), Harakani Cami, Tarihi Kars Evleri, Yusufpaşa Cami genelinin Atatürk ve Ordu Caddesi arasında yer alan yapıları muhakkak görün. Şehrin çıkışına doğru Fethiye Cami’sine de uğramayı sakın unutmayın! Değişik mimarisiyle sizi etkileyecek yapılardan biri de burası.

 

KARS KAŞARI VE ÇEŞİTLİ PEYNİRLERİ

 

 

Kars denilince akla hemen kaşar geliyor. Onun hemen ardından çeçil peyniri ve balını da ekleyelim. Caddelere dizilmiş dükkanlardan dokuzundan biri muhakkak peynirci oluyor. Almak istemeseniz de içeriye girdiğiniz anda çeşitli peynirleri tatmadan çıkmıyorsunuz. Ve giderken kaşarından, balından muhakkak götürün. Yörenin mis gibi havasında, yemyeşil doğasında yetişen bitkilerden ballar ve yörenin zengin otlaklarında büyüyen hayvanların sütünden elde edilen peynirlerini almadan  da dönmeyin!…

 

ULAŞIM

 

 

Şehre en güzel ulaşım trenle. Ankara’dan kalkan Doğu Ekspresine atlayıp, yüreğiniz varsa otuz saate yayılan, değişik bir yol tecrübesiyle keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. Diğer ulaşım araçlarına göre ekonomik. Bizim gibi hafta sonu macerası yaşamak isteyenlerdenseniz, en ideali uçakla gelmek. Havaalanı şehir merkezine 4 km uzaklıkta yer alıyor. Büyük ve  uluslararası havaalanına sahip. Geneli gündüz vakti gerçekleşen yurtiçi ve  yurtdışı uçak seferleri de buradan yapılıyor.

KONAKLAMA

Çok yıldızlı olmasa da aile ortamını yaşayacağınız oteller de mevcut. Bizim tercihimiz Kent Ani Otel oldu. Müdürü Erdal Bey oldukça yardımsever. Gezilerimiz de araç ve rehber teminini de sağladı. Programımızın zenginleşmesinde de oldukça katkısı oldu.

DENEYİMLER VE ÖNERİLER

Buraya kadar gelmişken Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü gezinizi bir güne sığdırabilirsiniz. Bunun için yerel araçlı rehber ayarlayabilirsiniz. Yollar karlı, çevreyi iyi bilmek gerekiyor. Vaktiniz varsa bir veya iki gününüzü de Sarıkamış’ta kayarak geçirebilirsiniz. Sarıkamış’ta konaklama biraz daha pahalı,  Kars merkezde kalıp günlük gidiş geliş yapabilirsiniz. Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü gezimizi de okumadan yola çıkmayın… Haydi Kars’a o zaman!…

 

 

 

 

 

2 yorumlar

  1. Kaleminize objektifinize sağlık

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*