Sulara Gömülen Tarih – Zeugma Mozaik Müzesi

562
4

Şu dünyada yaşamak için bir evin, bir ailen ve bir de Fırat olsun yeter!

Kim demiş, bilinmez ama yerinde ve anlamlı söylemiş.

Fırat, binlerce yıllık hikayeleri besleyen bir kaynak. Anadolu’da en güzel ve en güçlü medeniyetlere ev olmuş, yurt olmuş,  bereketiyle kutsamış. Onlardan birine doğru binlerce yıl önceye Zeugma’ya ışınlanıyoruz, hazır mıyız?

Zeugma; Adıyaman, Kilis, Antep ve Urfa’ya kadar uzanan kültür havzasına yerleşmiş bir kent, medeniyet, hayat, kısaca her şey…

Bu medeniyetten kurtarılanlar Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenirken, kurtarılamayanlar çoktan sular altında kaldı bile!…

Zeugma diğer adıyla Belkıs;  Gaziantep’in Nizip ilçesine 10 kilometre uzaklıkta, tepeler üzerine kurulmuş bir antik kent. Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos Nikator MÖ 300’de, aynı zamanda Büyük İskender’in, Fırat Nehri’ni geçtiği yerde, Selevkeia Euphrates ismiyle bir kent kuruyor. Kurduğu bu kentin karşı kıyısına da eşi Apama’nın adıyla ikinci bir kent kurarak, iki kenti bir köprüyle birbirine bağlıyor. İlk başta Helen ve Perslerin yaşam, kültürel izlerini her alanda taşıyan kent, MÖ 31’den itibaren Roma’ya bağlanmasıyla geçit-köprü anlamını taşıyan yeni adıyla “Zeugma” olarak tarihe geçiyor. Bundan sonra Roma Dönemi’nin de altın çağını yaşamaya başlıyor.  MS. 256 yılında Sasani Kralı I. Şapur, Zeugma’yı ele geçirince yakıp yıkıyor. Ondan sonra bir daha eski ihtişamına dönemeyerek tarihten yavaş yavaş siliniyor.

İzlerini ancak Zeugma Mozaik Müzesi’nde sürdüğümüz tarihin görkemli şehrine dört tarafı sütunlu avludan giriliyor. Avlunun tam ortasında zemini Samsatlı ustaların elinden çıkmış mozaik kaplı bir süs havuzu yer alıyor. İçerisinde balıklar, çeşitli bitkiler yer alıyor. Böylesine muhteşem havuzun içinden geçerek sular altında kalan tarihe Zeugma’nın zenginliğine misafir oluyoruz.

Zeugma bir Pers, bir Helen karışımından tümüyle Roma kentine dönüşümüne ait izler burada müzede yer alıyor. Özellikle M.Ö. 1. Yüzyılda kentteki yaşamın, kültürün, yapıların, şehir dokusunun değişimiyle ortaya farklı bir medeniyet çıkıyor. Mozaiklerin çoğu da Roma döneminde değişen yaşamın, evlerin ve kültürün izleri… Gezerken, bu evlerden birinde akşam yemeği yenilen bir salona davet ediliyoruz.

11 yıllık çabanın gerçeğe dönüştüğü mozaik müzesi,  eski tekel fabrikasının arazisi üzerine kurulmuş.  09.09.2011 tarihinde açılan müze, 30.000 metrekarelik alana kurulmuş. Bunun 25.000 metrekaresi kapalı alan. Müze kompleksinde A blokta Zeugma Antik Kenti’nden getirilen mozaikler, B blokta Antep ve çevresinde yapılan kazılarda ele geçen Doğu Roma Dönemi’ne ait kiliselerin taban mozaikleri, C blokta ise idari kat, konferans ve fuaye salonları yer alıyor.

Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonunda  Roma ve Doğu Roma Dönemi’ne ait 3.000 metrekare mozaik, 140 metrekare duvar resmi, 4 adet Roma Çeşmesi, 20 adet sütun, 4 adet kireç taşından yapılmış heykel, bronz Mars heykeli, mezar stelleri, lahitler ve mimari parçalarıyla zengin bir koleksiyon burada teşhir ediliyor.

Müzenin en önemli eserleri ise;

Çingene Kızı,

Herkesin merakla görmek istediği, müzeyle anılan bir mozaik, hemen üst katta küçük bir oda da sergileniyor. Çingene Kızı, Mainad Villası’nın yemek odasının taban mozaiği. Sağına bakan, kabarık saçları alnının ortasından ikiye ayrılmış, arkadan bir eşarpla bağlanmış. Dar alınlı, elmacık kemikleri hafifçe çıkık, dolgun yüzlü, iri gözleriyle mahzun ve anlamlı ifadesi, kulaklarında iç içe geçmiş iri halka küpeleriyle tıpkı bir çingeneyi andıran ve  “Çingene Kızı” olarak isimlendirilen bu mozaik kimilerine göre  başındaki asma yapraklarından dolayı Dionysos şenliklerinde yer alan “ Mainad” olduğu düşünülürken, kimilerine göre İskender olarak da düşünülüyor.

Mars Heykeli,

Bir evin bodrum katında bulunan ve müzenin önemli parçalarından biri olan bronz heykel. Evin bodrumunda neden saklandığı henüz bilinmese de aslında bir meydan heykeli.   Savaş Tanrısı Mars olarak da bilinen heykel,  mum kalıplara dökülerek yapılmış. M.S. 200 yy. da yapıldığı düşünülüyor. Mart, savaş ayıdır. Ordular martta savaşa çıkarlarmış. Bu nedenle bir elinde mızrağıyla savaşı, diğer elinde çiçek buketiyle baharı temsil ediyor.

Zeugma; Antakya Mozaik Müze’sinden farklı olarak bir ekol aynı zamanda. Burada üç farklı mozaikte Samsatlı mozaik ustalarının imzaları yer alıyor. Bu da burada bir mozaik sanat okulunun olduğunu akla getiriyor. Samsat şimdi sular altında olsa da geriye ustaların ellerinde renk bulan, motiflerle mozaikler kalıyor…

Zeugma Mozaik Müzesi, çoğu mitolojik öykülerin anlatıldığı mozaikleri, boyaları hala capcanlı resimleriyle merak ve keyifle okunacak öykünün adı. Binlerce yıllık öyküyü muhakkak okumak gerek…

4 YORUMLAR

  1. Gezip görme fırsatı bulamadığımız güzellikleri bizlere fotoğraf ve yazınızla sunduğunuz için sizi tebrik ediyorum.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here