JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.

Santorini Adası

Yazan

IMG_6876

Fotoğraflarına bakıp bakıp ; ‘’ ah orada olsam!’’ gibi iç çekmelerin çoğu zaman olduğu ender yerlerden biridir, Santorini. Merak eder plan yapar ama bir türlü hayata geçiremezsin, o an gelene kadar. Şükür kavuştuk diyecek tatta bir gezi oluyor bizim içinde. Zamanın da nasıl gidelim diye kara kara düşünürken hatta yılmayıp gemi turlarına katılmayı bile düşündüğümüz anlardan sıyrılıp bireysel olarak çıkıyoruz yola. Planda tek bir ada olmasa da gezinin en başına oturuyor; en gözdesi, en çekicisi, en ilgili ve şımartılmışı Santorini oluyor…

Adaya gelişle hikayeye başlarsak eğer; öncelikle şunu söylemeliyim, ‘’ her yol buraya çıkar!’’ misali seçenek çok.  Seçeneklere birincisi, Kos’tan geliş.  Kos’tan belli gün ve saatlerde kalkan feribotla ulaşabilmek için yaklaşık 7-8 saatinizi ayırmanız gerekiyor. Bir başka alternatif ise önce İstanbul’dan,  Atina’ya uçup, oradan da Pire’ye geçerek, limandan kalkan feribotlarla yaklaşık dört saat süren yolculukla adaya varmak. Bizim de bu yoğun dönemde tercihimiz uçakla Atina’ya, oradan da Pire’ye geçip sabahın erken saatlerinde daha gün aymadan kalkan feribotla, yaklaşık dört saatlik yolculukla ulaşmaktı. Türkiye tarafından geliş daha kolay olmasına rağmen her gün feribot yok! Belli günler ve saatlerde kalktığı için bazen yoğun iş temposunun arasına sığdırılan tatillerde saatler ve günler önemli olunca bundan vazgeçip diğer yolu deniyoruz. Bir başka alternatif de var, direk Santorini’ye uçmak. Belki biraz daha maliyetli ama en kısa ulaşım yolu bu sanırım . Tercih sizin hangisi olursa yeter ki hedefe ulaşın.

Ulaşımı gerçekleştirip adaya ayak basınca; ‘’ ne yaparız, nereyi gezeriz ?’’ kısmına geliyorsunuz. Daha feribot adaya yaklaşırken yukarıya doğru yükselen kayaların yanından ilerlediğinizde; ‘’ nereye geldim ?’’ sorusu zihninizin her yerinde anlık dolaşıyor. Limana ( Athinios Port) yanaşınca burada bir şeyin olmadığını görüp, kısa süren şaşkınlığın ardından o tablo gibi güzelliklerin nerede olduğunu sorguluyorsunuz. Durun acele etmeyin! Evet feribot limana yanaşıyor etrafınızda yükseltilerden başka bir şey göremiyorsunuz. Limanda ufacık bir alana rahatınız için sığdırılan kafeden tutun, araba kiralama, turizm ofisi, rehberli tur firmaları, otobüsler, taksiler her şey karşınızda dizili. Ayak basar basmaz turizm ofisinden bir ücretsiz harita alıp,  sonra nereye gideceğinize karar veriyorsunuz. Daha çok zamanı yukarıda yükseltilerin üzerine yayılı güzellikleri keşfe ayırayım diyorsanız hemen bir taksiye atlamanızı tavsiye ederim. Fira ilk görülecek yer ve tarife 25 Euro ( denendi) . Ama yok araba kiralayıp gezerim derseniz; 30 euro’dan başlayıp, modele göre değişen fiyatlarda araç mevcutken, biraz çılgınlık olsun,  Atv kiralayayım derseniz günlük 25 Euro’dan başlayan fiyatlarda mevcut. Yok daha ekonomik olsun derseniz 1.80 Euro’ya otobüs biletiyle direk Fira’ya gidersiniz. Konaklamak için gelenleri de bazı otellerin servis servis araçları karşılıyor.

IMG_6840

Ada’nın oluşum hikayesinde önce ismiyle başlarsak ; Santorini adası Yunanca Thira, Türkçe’de zaman zaman Santoron olarak adlandırılıyor.  Ege Denizi’nin güneyinde yer alan kiklades ada grubundan da biri. Yaklaşık 70 km2‘lik bir yüz ölçümüne sahip adanın etrafındaki adacıkların günümüzdeki jeolojik yapısı bundan yaklaşık 3600 yıl önce meydana gelen volkanik aktiviteler neticesinde oluşmuş. 3600 yıl önce Santorini volkanında meydana gelen ve tarihçiler tarafından Minoan patlaması olarak da adlandırılan patlama sonucu oluşmuş. Bu nedenle ada da dolaşırken sık sık volkanik taşlardan yapılmış süs eşyalarına rastlarsanız sakın şaşırmayın, hemen bir tane alın.

 IMG_6887

Adada gezilecek yerler de ilk durağımız Fira. Yine zihninizde kalan Santorini fotoğraflarını arar gibi buluyorsunuz kendinizi . Durun acele etmeyin! Buranın bir tadını çıkarın. Uçurumun en üstünden aşağıya doğru süzülen beyaz, krem bazen de araya karışmış renk renk başka güzelliklerle bütünleşin. Bol bol fotoğraf makinenizin deklanşör sesini duyun. Dönünce bolca anınız ve bakacağınız fotoğraf kareleriniz olacak. Aralara sıkışmış dar sokaklarda yürürken aşağıya süzülen güzellikleri de hayran hayran izleyerek ilerliyorsunuz. Biraz yorgunlukta binmişse üzerinize ve  bizim gibi sabahın köründe feribotlarda geçen zamanın ardından açık alan ve manzara sarhoşluğunda bir yere çöküp, en güzelinden söyleyin bir Greek kahvesi.  Yanına da seçin canınız ne isterse. Kahvenin üstüne buz gibi içeceğinizin ardından manzaranın keyfini çıkarın çıkara bildiğiniz kadar. Köşeden, sağdan, soldan aşağıdan,  en çokta yukarıdan süzün güzellikleri kadrajlayın. Gün batımını da unutmayın! Tek kelimeyle nefis!. Söylemedi demeyin, söylüyorum.

Ada’nın en merkezi yeri de yine burası. Her yol buraya çıkıyor. Ana otobüs durağı da burada. Adanın her yerine otobüsler buradan kalkıyor. Ve 1.40  Euro’dan, 2.40  Euro’ya kadar değişen fiyatla uygun yolculuk yapabiliyorsunuz. Gece yarısına kadar otobüs var. Sokaklarında dolaşırken sık sık karşınıza bijuteri dükkânları çıkacak. Kıyafetten tutun, özgün tasarım ürünlerinin satıldığı dükkânlara da rastlayacaksınız. Keyifli zamanları geçirip, biraz da alış veriş tutkunuzu tatmin edince diğer güzelliklere doğru yelken açmak için biraz daha uçlara doğru hareket edin.

IMG_6842

Fira’dan çıkıp, ada’da ikinci ve en güzel manzaraya sahip ( bana ve adadakilere göre) olan Ioa gidin. Gelir gelmez güzelliğine vurulacaksınız. Daha az esnaf daha çok yerleşim ve konaklamaya ayrılan yerde dolaşırken güzelliği karşısında hayran kalacaksınız. Aşağı doğru süzülen otel veya bir evin havuzunda kendinizi düşleyip sonsuz güzelliklere doru uzun soluklu bir yolculuk yaparken ya da bir kafe de içeceğinizi yudumlarken kendinizi bulacaksınız. Aşağıda minik teknelerin yanaştığı limanda görürken bayağı bir yol katetmeniz gerektiğini de anlayacaksınız. Lüks içinde yaşamak ve her türlü güzelliği kucaklamak buna denir. Birbirinden değişik mimarilerin arasına renk renk çiçekler, değişik kıvrımlarda merdivenler zenginliğe zenginlik katarken ara sıra özel alanlarda panoramik seyir teraslarını da göreceksiniz. Ada da kalacaksanız ilk tercih edilecek yerlerin başında burası gelmeli.

Oia’nin Kıyısında yer alan küçük marinadan kalkan teknelerle Santorini’nin karşısında yer alan Thirasia adasına da gidebilirsiniz. Sizin için değişik bir destinasyon olabilir. Denemedim ancak bir sonraki gelişimde gitmeyi şimdiden planlıyorum.

Oia’dan çıkınca adanın bir tarafının inanılmaz yükselikte yer alırken diğer yarısının dümdüz denize sıfır oluşuna biraz şaşıracaksınız. Fira’dan Oia’ya yolculuk ederken solunuzda kalan bölmün aşağısı düzlük, sağınızda ise dağın kenarında kıvrım kıvrım dönemeçli yolda ilerlerken, dar iki şeritli yolda virajlarda araçların özellikle uzun araçların birbirini beklediğini göreceksiniz. Sıcaktan bunalınca biraz serinlemek için plajlara doğru ilerlemelisiniz.

IMG_6900

Deniz olsun biraz serinleyelim diyenlere Kamari doğru adres. Adanın düzlük alanına yayılı tamamen sahil kasabasını andıran bir görünümde, sahildeki kumların kenarına dizili şezlonglar ve yolun ayırdığı kafelerle bütünleşirken, derinliğine doğru yer yer tatilcilerin konaklama mekanları ve adalıların evleri yer alıyor. Deniz dalgalı, esinti süper ara sıra üzerinizden alçalıp inişe geçen uçaklarla bütünleşik bir halde tatile devam ediyorsunuz. Adaya gelip deniz tatili yapacakların ilk tercihi de burası oluyor. Deniz güzel, dalgayı sevenlerin yeri. Fiyatlar uygun keyifli tatil geçirilecek yerlerden.

Adayı dolaşıp farklı plajlarda serinlemek isteyenlere de çok seçenek var. Plaja yakın yerlerde konaklayıp, güzel bir tatil yapılabilir. Kamari’yi başa yazdıktan sonra biraz güneye inip volkanın etkisinden dolayı siyah kumsallara sahip ve adalıların en güzel plajlar burada diye işaretlediği yerler ise Mesa Pigadia, White Beach, Kabia, Red Bach. Kumsal istersen biraz daha aşağıya inerek; Almira, Theros Beach, Vlichada geliyor. Adanın güneydoğu ucundaki dalgalı plajlar isterseniz; Agios Georgios, Perivolos Perissa tercih edebilirsiniz.

Gelince ister günübirlik, isterseniz geniş zamana yayıp tatilin bütün zamanını adada hem deniz, güneş hem de mimari zenginliklerin arasında değişik lezzetleri tadarak geçirebiliriz. Her keseye göre hizmet mevcut. Lüks işletemenin yanında  rahat edeceğiniz hesaplı, lezzetli tatları da tadacağınız mekanlar mevcut. Haydi o zaman  duruyorsunuz Santorini’ye…

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*