Fenikelilerin Liman Şehri – BYBLOS ((Jbeil)

191
0

Beyrut’un kuzeyinde yaklaşık 38 km uzaklıkta bulunan 7000 yıllık geçmişiyle Fenikelilerin şehri Byblos’a geldik. Amacımız uzun zamandır merak ettiğimiz Akdeniz’de hem ticaret hem de denizcilikle uğraşan Fenikelilerin izini sürmekti.  

Eskiden şehir,  Gubla daha sonra da Gebal ismi ile anılıyorken, buraları ele geçiren Yunanlılar Byblos adını vermiş. Byblos ‘’papirüs’’ demekmiş. ‘’Bu papirüs da nereden çıktı?’’ diyeceksiniz. Papirüs, sedir ağacından yapılıyor. Burası da sedir cenneti.

Fenikeliler’den günümüze hala liman şehri olan Byblos, Lübnan için de önemli bir liman şehri. Birçok ülkeye sedir ağaçları gemilerle buradan taşınıyor. Sedir ağacı hem gemi hem de kağıt yapımında kullanılan en değerli ağaçlardan biri olduğu için o dönemde Fenike ticaretinde de büyük bir rol oynamış. Ayrıca sedirler Mısır’daki piramitlerin yapımında da kullanılmış. Buradan Mısır’a bolca ihraç edilmiş.

M.Ö. 3. ve 2. yüzyıllar arasında Byblos, Mısır’ın kontrolündeyken, aynı zamanda Fenike sahillerinin dini ve ticaret merkeziymiş. Bugün kullandığımız modern Latin harflerinin doğduğu yerde burası.  Harfler Fenikeliler tarafından oluşturulmuş. Tabii, bu antik şehrin tüm bu özellikleri korununca, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine de hemen girmeyi başarmış. Kısacası bu şehirde, tüm Akdeniz uygarlıklarının izlerini görmek mümkün.

Gelelim bugünkü Byblos’a;

Biraz Ege havasıyla, yarı antik görünümün birbiriyle bütünleşmiş hali desek yanlış söylememiş oluruz. Hemen girişte yer alan sütunlu yolda pek bir şey kalmasa da Osmanlı döneminde yapılmış olan arasta bugünde hala Byblos Çarşısı olarak kullanılıyor. Çarşıda yöresel birçok hediyelik eşya yer alıyor.  Çarşının tabanına döşenmiş kesme taşlarda, eski havasını hala koruyor. Taştan örülü dar sokaklar, kemerli geçişlerle birbirine bağlanıyor. Çarşının sonunda yer alan kale ve antik kentin bir kısmı da hala ayakta.  

Kaleye giriş ücretli tabi. Çok büyük bir yer olmasa da gezme merakıyla biletimizi alarak içeriye giriyoruz. Haçlılar tarafından yapılan kalenin asıl özelliği, uzun süreli olarak insanların yerleştiği bir höyük üzerinde kurulmuş olması. Burada kazılar hala devam ediyor ve değişik dönemlere ait eserler de Beyrut Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Beyrut’un içi karışık olduğu için şimdilik müzeleri gezemedik. Sular durulunca ilk fırsatta tekrar gelmeyi istiyoruz. İlk işimizde müzeleri dolaşmak olacak.

Kalenin içinde ise Osmanlı Paşasının konağı olarak bilinen 2 katlı bir bina yer alıyor.  Yapının hemen yanında ise, kral mezarları var. Mezarların bazıları yaklaşık 20 metre derinliği buluyor.   

Kalenin dışında Mısır Tapınağı, Kraliyet mezarlığı, Roma tiyatrosu, kiliseler ve camiler görülüyor. Zaten şehir bu yüzden, günümüze kadar popülaritesini kaybetmemiş.

Liman ağzında ise küçük bir kule yer alıyor. Kule, tipik Roma mimarisinde yapılmış. Hemen yanında ise sonradan yerleştirilen taşlarla dalgakıran oluşturulmuş. Oltayla balık yakalayanlar, gezen tozanlarla nefis fotoğraflık alan burası. Bizimde en çok sevdiğimiz ve en çok fotoğraf çektiğimiz yerlerden.

Limanın hemen üst tarafında yer alan yan yana dizili taverna tarzı restoranlar, butik taş oteller yer alıyor. Özellikle restoranlardan biri oldukça popülermiş. Bizde rastlantı sonucu girdiğimizde denizci eşyalarıyla donatılmış duvardaki birçok ünlünün fotoğrafıyla popüler bir yere geldiğimizi anladık. Özellikle iç savaş öncesi burası sosyetenin en çok uğrak yerlerinden biriymiş. Özellikle “Chez-Peye” denilen bu restorana yani buraya geliyorlarmış. Deniz ürünleri, tatlıları birbirinden lezzetli. Hem yemek yiyip hem de birazcık dinlenirken etraftaki denizcilik müzesini andıran çeşitli döneme ait eşyalara da bakmayı ihmal etmedik.

Günümüzden geriye kalan zamanı, akşam hazırlığının başladığı çarşı, pazar ve mekanlardaki hareketliliğin yaşandığı sokaklara ayırdık. Burada dolaşmak oldukça keyifliydi. Tarihle iç içe oluşu, sakinliği, modernliği, taş binaları, sıcak samimi halkıyla kendimizi yurdumuzdaymış hissederek dolaştık… En çok da burayı Byblos’u sevdik.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here