Kalbimize Dokunan Şehir –Zagreb

254
0

Tam iki defa bilet değişikliği,

‘’Gider miyim, gidemez miyim ?’’ düşüncesi,

Peşinden gelen yasaklar, testler derken,

Gittim, gördüm, gezdim, geldim, Zagreb’i…

Hırvatistan’ın başkenti ve en büyük şehri Zagreb. Orta Avrupa’nın da en eski şehirleri arasında yer alıyor.  Şehir, Medvednica Dağı ile Sava Nehri arasına yayılmış.

19. yüzyılda şehre binalar, meydanlar ve çeşmelerin yapılmasında bir artış yaşanırken, bugün güzellikler katan parkların eklenmesiyle Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden birine dönüşmüş.

Zagreb sokaklarında, çok sayıda kafe, restoran ve ışıltılı mağazalar gelenleri fazlasıyla çekiyor.  Deniz turizminin oldukça fazla olduğu ülkede gelen geçenlerin uğrak yeri olan Zagreb’i hadi gezmeye başlayalım!

Önce nasıl gittim?

Güzel yurdumuzdan Thy ile uçuluyor. Air Serbia’da var ama aktarmalı gidiyor. Önceliği Thy verdim. Ara sıra yaptığı indirimlere denk gelip bileti önceden alınca, pandemiyle ardından gelen her iki taraftaki kısıtlamalardan dolayı öteleyerek bugünlere gelebildim.

Gelmeden önce Thy sitesinden Hırvatistan’ın kabul koşullarına göre hazırlandım. Hırvatistan bölümünde yer alan belgeyi doldurup, 48 saat öncesi covid-19 testini yaptırdım. Unutmadan söyleyeyim, konaklama belgesi de istiyorlar. Bu bir otel rezervasyonu ya da misafir olarak kalacaksınız ev sahibinin davetiyesi de olabiliyor. Kesinlikle konaklayacağınız yeri belgelemek zorundasınız. Girişte, pasaportta bunları sunarken araya covid-19 testinizi de katıyorsunuz. Sonrasında güzel şehre giriş yapmış oluyorsunuz. Söylemeden geçmeyeyim, vize şart ancak şu dönemde vize verilmiyor. Vizesi olanlar veya hususi pasaportu ( yeşil pasaport) olanlar gelebiliyor.  

Her yol Crnomerec’e Çıkar!

Bu güzel şehrin her yerine ulaştıracak olan araçlar buradan, Crnomerec’ten kalkıyor. Kısaca bütün otobüs, tramvayların ilk ve son durağı burası. Kaldığım evde buraya oldukça yakın olunca şehrin her yerine rahatça ulaşıyoruz.

Ban Jelacic Meydanı,

Şehrin merkezinde bulunan Ban Jelalic Meydanı, Zagreb’in önemli ticaret merkezinin tam kalbinde yer alıyor. Bizde  Taksim neyse, Zagreb’de de Ban Jelacic o! Meydan, 1827 yılında yapılmış. Çevresine 19. yy mimarisi eklenince günün her saati hareketli bir alana dönüşmüş. Genellikle buluşma yeri olarak bilinse de birçok festival, konser, miting, kutlama gibi aktivitelerde burada gerçekleşiyor. Sadece ticaret merkezi olarak değil, aynı zamanda şehrin sosyalleşmesinde de büyük önem taşıyor.

Şehre bir tepeden bakmak,

Ban Jelacic Meydanı’na yakın fünikülerle biraz yükselerek şehre bir tepeden bakmış oluyoruz. Hele bir de gün batımına denk geldiyseniz, nefis manzaraya hazır olun! Güzel bir seyirlik alan olduğu gibi etrafında gezilecek tarihi yerleri müzeleri de gezmeyi unutmayın! Parkın bitiminde yer alan merdivenlerden şehrin güzelliğini seyrederek inmek gezinize farklı bir güzellik katıyor.

Museum of Broken Relationships kısaca  Kırık Kalpler Müzesi,

Hazır fünikülerle yükselmişken hemen yakınında yer alan bu ilginç ve dünyada ender müzelerden biri olan Museum of Broken Relationship’i gezmek bizim için değişik bir tecrübe oldu.

Burası, sonu hüzünlü biten ilişkilere, aşklara dair ( eski sevgililerden kalan kişisel eşyalar, nesneler) kişisel eşyaların, nesnelerin kısa hikayeleri ile sergilendiği bir müze. Her eşya geriye kalan hüzünlü hikayesinde yer alıyor. Haliyle her ilişkiden geriye kalan hikayeler bizleri oldukça etkiliyor.  

Önce bağışlanan eşyalarla gezici bir koleksiyon olarak başlayıp, Zagreb’de bu yerde kalıcı bir müzeye dönüşmüş. 2011 yılında Avrupa’nın en yenilikçi müzesi olan ‘’ Kenneth Hudson Ödülünü’’de almış.  2017’de 100.000’den fazla ziyaretçiyle Hırvatistan’ın en çok ziyaret edilen 11.  Müzesi olmuş.

Dolac Market

Jelacic Meydanı‘ndaki merdivenlerden yukarıya çıkarsanız Dolac Market‘e geliyorsunuz. Burası köylü pazarı olarak biliniyor.

Girişinde çiçekçilerin yer aldığı pazardan yukarıya çıktığınızda köylü pazarına geçmiş oluyorsunuz. Taze meyve sebzeler, çiçekler ve değişik yiyeceklerin yanında hamur işleri de satılıyor. Şehirde dolaştığınızda da birçok yerde  börekçiye rastlayacaksınız. Tıpkı diğer Balkan ülkelerinde olduğu gibi buranın da börekçileri pek meşhur. Burada börek ‘’bürek’’ olarak biliniyor.

Zagreb Katedrali,

Dolac Market‘ten biraz ilerleyince karşınıza Zagreb Katedrali çıkıyor. Şehrin her yerinden rahatlıkla kendini gösteren katedral Klasik neo-gotik mimarisiyle yapılmış. Maalesef pandemiden dolayı kapalı olduğundan ancak dışarıdan bakabiliyoruz.

Nikola Tesla Müzesi,

1954 yılında kurulan müze 1963 yılında Savska Caddesi’nde faaliyetine devam etmiş. Geniş bir alana yayılan müze, zengin teknik nesnelerle ziyaretçilerine oldukça değişik bir tecrübe yaşatıyor. İki kattan oluşan müzenin alt katında geçmişten günümüze ulaşım araçları ve ekipmanların tarihi gelişimini gözlerken motordan, buharlı makinelere, uçaklara kadar uzanan teknik zenginlik sunuluyor. Üst katta ise uzayın derinliklerine girilse de aşağıdaki zenginliği yukarıdan seyretme fırsatını yakalıyorsunuz. Diğer müzelerde olduğu gibi giriş ücretli. Hafta içi 9.00-17.00 saatleri arasında gezerken, hafta sonu bu aralık biraz daha kısa tutularak 9.00-13.00’e çekilmiş.  Hafta sonu gezecekler saate dikkat edelim! Hırvatistan’da en çok ziyaret edilen müzeler arasında 7. Sıraya yerleşmiş.  

En güzel Noel Marketler burada  Zagreb’te,

Son birkaç yıldır, Avrupa’nın en iyi Noel pazarı sıralamasında Zagreb 1. Sıraya yerleşmiş!( Bunu duyarak bir hevesle biletimi almıştım. Pandemiden dolayı bu yıl Noel pazarı kurulmadı. )

Kasımın son haftasında başlayıp,  Aralık ayının son haftasına kadar süren şehrin ışıltılı Noel zamanını görebiliyorsunuz. Önceki seneler bu anı Viyana ve Budapeşte’de yaşamıştım, seneye inşallah burada yaşarız.

Noel Maketlerin kurulduğu sokaklarda yürümek, kapalı kafelerin arasından geçmek, açık olanlarda bir sıcak şarabı kartonda olsa bardakta alıp,  havanın soğuna aldırmadan dışarıdaki kalabalığa karışmak yine de güzel bir tecrübeydi.

Parklarda bir kahvelik mola,

Şehrin mimarisi yanında nefes alacağınız, dinlenip keyif yapacağınız geniş parklara, zengin yeşilliklere de sahip şehir. Nikola Tesla Müzesi’nden çıkınca bir kahve keyfi yapıp merkezde yan yana olan üç parktan birine Zrinjevac’a oturuyoruz. Gelmeden öncede kahve makinelerinden sıcak kahvelerimizi alıyoruz. Yol üstünde keyif yapılacak kafelerin bolluğu görünse de hepsi pandemiden dolayı kapalı ancak makinelerle kahve işini hallediyoruz. Şansımıza hava da güzel olunca herkes gibi parkta bir banka bizde yerleşiyoruz.

Şehrin sokaklarında yürümek,

Zagreb düzenli ve güzel bir şehir. Kendine has mimarisi, oturmuş trafik kültürüyle rahatça dolaşılacak güvenli şehirden birisi. Güvenli diyorum çünkü burada suç oranı oldukça düşük. Gideceğiniz yere yürüyerek, otobüsle ya da tramvayla ulaşıyorsunuz. Bunların hiçbirini yapamazsanız internetten indirdiğiniz aplikasyonla daha uzun mesafelere taksiyle ulaşıyorsunuz. Teknoloji sağ olsun!

Trafik kuralları oturmuş, diyorum çünkü burada herkes kurala uyuyor. Canım istedi her yerden karşıya geçerim algısını silmeniz gerekiyor. Karşıya ya yaya geçidinden ya da trafik ışıklarının olduğu yerden geçmeniz gerekiyor. Kurallara uymadığınızda ceza ödemeye de hazır olun!

Toplu taşıtları kullanmak,

Tramvay veya otobüse bastığınız anda yarım saatlik geçerliliği olan biletlerle binebiliyorsunuz (Bileti gişelerden alıyorsunuz.).  Yarım saat içinde istediğiniz kadar toplu taşıma kullanabiliyorsunuz. Yarım saatlik süre bittiğinde yeni bilet almak şart oluyor çünkü sık sık bilet kontrolleri yapılıyor, aman dikkat!

Sava Nehri’nin Kıyısında  Park Jarun dolaşmak,

Yazın Park Jarun cıvıl cıvılmış. Kışın spor yapanları, ata binenleri, bisiklet sürenleri görsek de buraya yazın gelineceğini anlamış olduk.

Yapay göletin etrafında zengin güzelliklerle sıcak havalarda tam keyif yapılacak bir yer. Biz şimdilik ısınmak için yanımızda getirdiğimiz kahvemizi yudumlayarak güzellikleri seyre dalıp, sessizliği yaşıyoruz.

Zagreb’in içinde olduğu kadar etrafında da gezilecek görülecek birçok yer var. Yürüyüş yapacağınız trekking parkurları yer alırken, şehre 2,5 saat uzaklıkta Split’e yakın ‘’Plitvicka Jezera’’yı da muhakkak gezi listenize alın. Bu güzelliği başka yazıda anlatacağım şimdilik kısa bilgiyle yetinelim.

Ilica Caddesi,

Bu füniküler sizi Zagreb’in en büyük caddelerinden birisi olan, aynı zamanda alışveriş caddesi olan Ilica Caddesi’ne çıkartıyor. Ilica oldukça uzun ve kalabalık bir cadde. Sağlı sollu sokaklarında tatlı ve kahveciler yer alıyor.  Zamanınız olursa Ilica Caddesi’nin başındaki ‘Swanky Monkey Garden’da mutlaka mola verin!

Muze Jiluzija – İlizyon Müzesi,

Avrupa’da ilk defa Museum of Illusions (İllüzyon Müzesi) 2015 yılında  Zagreb’de  açılmış. O günden bu yana ziyaretçilerinin yoğun ilgisiyle hızlı bir büyüme yakalamış. Böylece dünyanın dört bir yayılarak Dört yılda Berlin, Dubai, New York ve Viyana gibi dünyanın 15 farklı şehrinde, alışılageldik müze deneyiminden çok daha fazlasını ziyaretçilerine sunarken 16. lokasyon olarak da İstanbul’da açılmış.

Genelde çocuklara yönelik olsa da bizim gibi içindeki çocuğu büyütemeyenlere de eğlenceli bir yer. Değişik ilizyon aktiviteleriyle kısa ama güzel vakit geçiriyorsunuz.  Müze iki katlı, içeriye pandemiden dolayı belli sayıda sırayla alıyorlar. Bir de giriş ücreti var tabi!

Şehirden geriye kalanlar,

Uzayıp giden sokakları, mimarik güzelliği, yeşil alanlarıyla oldukça etkileyiciydi. Tramvaylar sokaklara farklı bir renk katarken, birbirinden çekici mağazaları, zengin park kültürü, sokak sanatçıları, sanatsal etkinlikleri, kafeler, barlarıyla bu güzel kültür şehrini çok sevdik. Tekrar eski canlılığını kazanınca sıklıkla geleceğimizi biliyoruz. Özellikle 2,5 saatlik uzaklıktaki milli park bizi büyüledi.

Zagreb’e ne zaman gelinir?

Tek cevap her zaman. Her mevsim başka güzellikler yaşayacağınız için her zaman diyoruz. Yazın sıcağına, kışında soğuna dikkat edin yeter!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here