Hohensalzburg- Salzburg Kalesi

338
2

Şehre gelince hemen her yerden ihtişamıyla kendisini gösteren kaleye uğramadan dönülmemeli, diyerek tırmanıyoruz. Bayağı bir yüksekliği aşmak gerekiyor. Bunu da iki şekilde yapabiliyoruz. Ağaçların arasından kıvrılarak yükselen yolda biraz zorlanarak, her solukta dönüp şehre bakacağımız setlerde bir solukluk molalarla ya da giriş için bilet alırken füniküleri de ekleyerek direk yükselişe geçmek, artık hangisini isterseniz. Biz yürüyerek çıkıp, fünikülerle inmeyi tercih edip, şehri aralıklarla seyretmiş olduk.

Kaleye dair biraz bilgi;

900 yıldır Salzburg’u kanatları altına alıp koruyan Salzburg Kalesi, her şehirde olduğu gibi şehrin en yüksek tepesine inşa edilmiş.

11. yüzyılda sadece bir gözlem kulesi inşasıyla başlayan sürecin asıl amacı başpiskoposlara ev sahipliği yapmakmış. Sonraki gelişen zamanda etrafına yapılan surlarla gelişip bugünlere gelmiş. Bugünkü görünümüne de 15. Yüzyılda ulaşmış. Sonradan gelen Türk akınlarına karşı 17. Yüzyılda dış burçlar eklemişler.

Salzburg Kalesi, Avrupa’da ayakta kalabilen en iyi korunmuş kalelerden birisi.  Şehrin en yüksek tepelerinden birinde yer alınca, panoramik olarak izleyebileceğimiz en güzel yerde burası oluyor. Tepede yer aldığı için buraya Yüksek Salzburg Kalesi anlamına gelen Hohensalzburg da deniliyor.  Şehre 360 derecelik açıyla bakınca gözümüze yansıyanlar; nehir tarafı Alp Dağları’na bakarken, diğer tarafının da büyüleyici bir manzaraya sahip olduğunu görebiliyoruz.

Birlikte kaleyi geziyoruz;

Kale kapısından girince geniş bir avluya adım atmış oluyoruz. Sırayla etrafı saran kapıları birer birer dolaşarak ana binaya giriş yapıyoruz. Ana binaya girmeden Salzburg manzaralı kafede bir kahve molası verilebilir, tabi hava buna uygunsa. Yılın büyük bir bölümü kapalı ve yağışlı havaya sahip şehirde, bizde yağmurdan biraz nasibimizi alarak dolaşıyoruz. Ana binaya girince asıl görülmesi gerekenlerin burada olduğunu anlıyoruz ve en çok zamanı burada harcıyoruz.

Kale içinde en etkileyici bölümlerin başında dünyaca ünlü Salzburg Kukla Tiyatrosu’na ait kuklaların sergilendiği Kukla Müzesi (Marionette Museum) geliyor.  Açıkçası bizi oldukça çok etkiledi. Büyük bir yer değil ama kukla gösterileri, kuklaların sergilerini gezerken zamanın bir kısmını burada harcamış olduk.  

Kale içinde Rembrandt, Rubens gibi sanatçıların eserlerinin sergilendiği bir sanat galerisi de yer alıyor. Bu sanat eserlerinin yanı sıra ihtişamlı odaların görkemli bir şekilde döşenmiş olduğunu görüyoruz. Asmalar, üzümler, yaprak ve hayvan figürleriyle kaplı prens odalarından geçerken bir anda askeri üniforma, top, mermi, tüfek gibi savaş malzemelerin sergilendiği bir başka oda da kendimizi buluyoruz.  İşleyişlerini düşününce kanımızı donduran işkence aletlerinin sergilendiği odada oldukça etkileyici.

Salonların içinde en çarpıcı olanı ise ‘’Altın Salon’’. Altın Salonda, dört tane burgu mermer sütun yer alırken, başımızı yukarıya doğru kaldırdığımızda ahşap tavanla karşılaşıyoruz. Ahşap tavanda gökyüzü betimlenmiş. Aynı zamanda o dönemde Alman şehirlerinin armaları da tavanın kenarına sıralı olarak dizilmiş. Şehirde klasik müzik ziyafetlerinin verildiği, Mirabell Sarayı’ndan sonraki yerde  burası, bu Altın Salon. Biz Mirabell Sarayı’nı tercih ettiğimiz için burayı bir sonraki gelişimize saklayarak şimdilik listemize yazdık. Kalede Mozartlı bir gece de güzel olmalı…

Ziyaretçilere notlar;

Kale büyük ve sürenizi ona göre ayarlayın, hemen girip çıkayım niyetiyle gelirseniz, uzunca bir süre buradasınız haberiniz ola!   

Nefis bir panoramik manzaraya sahip, kalenin nehre bakan tarafında bolca fotoğraflık alan yer alıyor.

Kaleye giriş ücretleri ( bizim gittiğimizde);  kale gişesinden alırsanız 15,20€, internetten online biletler 11,50€ (online bilet daha uygun).

Aldığımız biletler neleri kapsıyor?

Cevap; Füniküler ile çıkış ve iniş, prens odaları, tiyatro ve kalenin içindeki müzelere girişi kapsıyor. Kısaca kalenin her yerini rahatlıkla gezmiş oluyorsunuz. Salzburg Card varsa bunların hepsini ücret ödemeden yapıyorsunuz.

Kaleye giriş saatleri mevsimine göre farklılık gösteriyor. Genel olarak 09:00 – 09:30 arasında açılırken, 17:00 – 19:00 saatleri arasında ziyarete kapanıyor. Yılın her ayı ve her günü ziyarete açık kale. Gideceğiniz mevsime, aya göre saatlere dikkat etmeden yola çıkmayın.

2 YORUMLAR

  1. Sanat dolu bu sarayı bu yazınızla kesin görmemiz gerektiğini anladım. Yine bizleri tarihte gezdiriniz. Teşekkür ederim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here