JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.

Eskişehir’de Gezilecek Yerler

Yazan

Öncelikle şunu belirtmeliyim; buraya günü birlik turla gelmeyi düşlüyorsanız çok fazla gezemeden dönersiniz. İdeali en az bir gece konaklamalı gelmek. Gelince gezilecek yerlerin listesi de bayağı uzun. Önce sizi şöyle tepelere çıkarıyorum, yüksekten bütün Eskişehir önünüze serili bir şekilde  seyretmeyle başlayalım, bunun için ‘’Şelale Park’’ denilen yere gidelim. İlk keşfimiz Şelaleler olsun.

 

 

Şelale Park, Eskişehir’in yeni gözde yerlerinden.  Tepedeki yapay şelaleden adını alan park içinde çeşitli oyuncaklar ve spor aletleri, yürüyüş parkuru, yeşil alanlar, yel değirmeni, Don Kişot ile uşağının heykeli ve iki adet kafenin de yer aldığı bir bölge. Parka giriş için biraz yorucu olan merdivenleri tırmanmanız gerekiyor. Ancak yukarı çıkınca kesinlikle bu tırmanışa değdiğini göreceksiniz. Park içinde yer alan iki kafeden birini tercih ederek, tepeden bütün ovaya yayılan bu modern şehrin panoramasını sessizce seyredebilirsiniz. İçinizi ısıtan çaylar ve şırıl şırıl akan suyun coşkulu sesiyle tabi… Bir bardak, bir bardak diyerek üst üste içilen çaylar, nefis manzara daha ne olsun.

 

Şelalelerden aşağıya doğru indiğinizde  Odunpazarı Evleri’yle karşılaşacaksınız.  Zamanınızın çoğunu  burada geçireceksiniz. Çünkü gezilecek yer çok. Bu tarihi evler, Eskişehir’in dünya kültür mirasına eklediği en önemli eserler arasında yer alıyor. Tarihten bu yana Evliya Çelebi’nin de içinde bulunduğu pek çok gezgin tarafından övgüyle bahsedilen bu mekanlar  Eskişehir  açısından önemli turizm merkezlerinden de birisi. Küçük bir alanda dizili bir kaç ev olarak algılansa da burada gezilecek yer çok. 

 

 

Odunpazarı’nda gezinize ilk Balmumu Müzesi’nden  başlayın. Tam adı Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi olan Eskişehir Balmumu Heykel Müzesi, ilk ziyaretçilerini 19 Mayıs 2013 tarihinde ağırlamış. Dünyanın pek çok ülkesinde yer alan, ilk olarak 1835 yılında İngiltere’de açılan Madame Tussauds Müzesi’nin Türkiye’deki ilk ve tek örneği de burası. Oldukça canlı ve gerçeğe yakın bir izlenim uyandıran balmumundan heykeller; müzede heykeli bulunan tarihi ve popüler kişileri de görmeye gelen ziyaretçilere oldukça etkileyici bir deneyim yaşatıyor. Müzede; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından müzeye bağışlanan, tarihi kişiler ve yerli, yabancı ünlülerden oluşan 160 balmumu heykeli bulunuyor. Yaklaşık bir saatiniz burada geçiyor. Çıkınca hemen yakınında yer alan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’ne doğru ilerleyin.

 

 

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi  Odunpazarı Evleri bölgesinde 2007 yılında hizmete açılmış. Müze üç tarihi evin restore edilmesiyle oluşmuş. Hammaddesi cam olan bir birinden güzel eserleri burada seyrederek bir camdan ne kadar harika eser çıkabileceğini görme şansına erişiyorsunuz…

 

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Cam Dostları Grubu‘nun ortak çalışmasıyla meydana gelmiş. İçeride yerli ve yabancı yüz kadar sanatçının eserleri sergileniyor. Büyük çoğunluğu yerli olan sanatçılar burada eserlerini sergiliyor, kimi eserleri de satın alabiliyorsunuz.

 

Bölgede yer alan bir başka müze ise Karikatür Müzesi. Hemen Odunpazarı’nın girişinde yer alan iki katlı bir konak, kısa bir zamanınızı da buraya ayırarak gezmeden geçmeyin.

 

 

Odun Pazarı Sokaklarını dolaşırken, buranın meşhur lüle taşından yapılmış takılarını da atlamayalım. Bir çarşının içinde yer alan birbirinden değişik takılar ve süs eşyalarını bir arada bulacaksınız. Kendinizi çok yorgun hissederseniz, girişte yer alan çay ocağında da bir mola verebilirsiniz.

Biraz yukarıya doğru yürüdüğünüzde caminin yanında yer alan bir başka resim ve heykel sergisine rastlayabilirsiniz. Hiç çekinmeden girin ve gezin. Görkemiyle yükselen camiyi de dolaştıktan sonra sokaklarını dolaşmaya başlayın. Sokak aralarında soluklanma molası vereceğiniz güzel mekanlar bulacaksınız. Karnınız acıkınca buradaki konaklardan birinde yöresel yemekleri yiyebilirsiniz. Hem tarihi bir mekan hem de lezzetli yemekler güzel olabilir.

 

 

Ara sokaklar, gizlenmiş güzel mekanlar, kahve molaları derken yönünüzü bu sefer Kentpark’a doğru çevirin. Kentpark, Eskişehir ‘de yer alan en güzel parklardan birisi. Park içinde yer alan Türkiye’nin ilk yapay plajı Kentpark’ın ülke genelinde bilinmesini sağlamış. Plaj haricinde parkta birçok oyun gurubu, yürüyüş parkurları, restoran ve kafeler yer alıyor. Kentpark içinde inşa edilen plaj alanında tek olma özelliğine sahip. Plajın suyunun durgun olması ve havuz kriterlerini sağlamamasından dolayı Sağlık Bakanlığı tarafından kriterlere uymama gerekçesiyle kapatılmasına yol açmış. Ancak kapatıldıktan bir yıl sonra havuz kenarındaki kumlar kalmış, havuz içine mermer döşenmiş. Bu şekilde yeniden kullanıma açılmış, plaj özelliğini yitirse de denize uzak kalan Eskişehir halkının ilgisini hala çekiyor. 

 

 

Şehirde gezilmesi gereken bir başka yer ise Sazova Parkı olarak da bilinen  Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı . Adından da anlaşılacağı gibi burası klasik anlamda inşa edilmiş bir park değil. Türkiye’nin en özgün parkları arasında sayılıyor. Alanda yapım çalışmaları halen devam ediyor. Park yaklaşık 400 bin metrekarelik bir alana sahip. İçerisinde restoran ve kahve evleri, Masal Köşkü, Uzay Evi, Sualtı Dünyası, Amfi Tiyatro, Bilim Deney Merkezi, Korsan Gemisi, gezi ve oyun alanları barındıran bu park en az yarım gününüzü alıyor.

 

 

Hazır dolaşırken, tarihi eserlere merakınız da varsa Eti  Arkeoloji Müzesi’ne de bir uğrayın. Müze bünyesinde Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini kapsayan yaklaşık 22.500 eser bulunuyor. Bu eserlerin sadece 2.000’i sergileniyor, kalanı ise  depoda tutuluyor.

 

 

Adalar’da dolaşın. Adalar, Eskişehir’de bir semt aynı zamanda. Porsuk Çayı’nın kıyısında yer alan sağlı sollu mekanlardan oluşan bölgeye deniliyor. Burada ister yürüyüş, isterseniz bir mekanda aylaklık yaparsınız. Hava da güzelse Porsuk Çayı’nda gondol turu yaparsınız. Her zaman hareketli ve bir o kadar keyifli zaman geçireceğiniz yerlerden birisi de burası. Kitap evleri, çay bahçeleri, kafeler ilk gözünüze çarpan mekanlar…

Buraya kadar gelmişken ‘’Çibörek’’  yemeden dönülmez değil mi? Hamur işleri meşhur ama içlerinde favorim çibörek ve mantı. Benim mekanım Odunpazarı bölgesinde. Bu nedenle size özel bir yer söyleyemeyeceğim.

Şehirde, geceleri de yapılacak bir çok şey var.  Sokaklar kalabalık ve eğlenecek bir çok yer mevcut. Eğlencenin doğru adresi Barlar Sokağı. Üniversiteli gençlerin gezip dolaştığı, boş zamanlarını geçirdikleri yerler de burada. Aynı zamanda benim de keyif aldığım mekanlar. Dışında da bir çok güzel mekan var. İlk sırayı Varuna alırken, 222, Social Pub’da önereceğim yerlerden bir kaçı.  Şehir, sabaha kadar susmuyor, cıvıl cıvıl. Şehir özgür, insanlar özgür… Eğlenerek, yaşanılacak yerlerden birisi… 

Ulaşım da çok kolay! İstanbul’dan günlük birkaç tarifeli hızlı tren seferleri varken, başka bölgelerden gelenler de ulaşımı otobüs ya da özel aracıyla sağlıyor. Geriye ne kalıyor, Eskişehir’e gelmek tabi ki! Haydi Eskişehir sizi bekliyor…

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*