JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.

Teke’den Kabakoz’a Doğru

Yazan

Önümüzde epeyce uzun bir yol var. Sabah erkenden toplanıp, yola düşüyoruz. Şehirden biraz uzaklaşıp, yeşilin kucağına doğru uzanıyor,  12 km ‘lik yürüyüş rotamıza doğru ilerliyoruz. Bu sefer yönümüz Şile’nin kıyıları Kabakoz’a doğru.

Köylerin içinden geçip, Denizli Köyü’nde kısa bir mola veriyoruz. Sabah yapamadığımız kahvaltımızı bir köy kahvesinde demli çayla tamamlıyoruz. Sonra önümüzde uzayıp giden parkura doğru ilerliyoruz.

Yürüyüşe Teke Köyü yakınlarında mangal kömürü ocaklarının yanından başlıyoruz. Rahat, geneli düz ayak diye tabir edeceğimiz bir yürüyüşle meşe, gürgen ve kayınların çoğunlukta olduğu ormanın içinde uzun süre yürüyoruz. Şansımıza hava çok sıcak. Önceden uyarıları dinleyerek kıyafetlerimizi ona göre seçiyor, güneş kremini de atlamıyoruz.

Ara sıra grup liderimiz Ümit, çevremizi saran ağaçlardan, çiçeklerden ve renk  renk uçan kelebekler, böceklerden bahsetmeden geçirmiyor. Etrafımızda   sonbaharda olgunlaşacak hatırı sayılır miktarda kestane ağacı var. Ama şimdi yaban erikleri ve böğürtlenlerin zamanı.  Yol üzerinde tadına doyacak kadar bol miktarda. Hepsinin tadına bakarak ilerliyoruz. Hem kısa soluklu molalar hem de çevredeki güzellikleri atlamıyoruz. Kızılcık, yabani elma ve incirler ise daha olgunlaşmamış. Biraz daha zaman, daha doğrusu Sonbaharda burada bize yapacak çok iş var.

 

Etrafımızda yeni yeni açan ‘’arı kovanı’’ da denen yüksükotları, dikkat çekici sarı renkleriyle kargaotu, papatyalar ve mürverler ise bu parkurun yaz sonu çiçekleri olarak sırasını alıyor.

Bölgenin yaban sakinlerine ilgi ve sevgimizi ise hiç esirgemiyoruz. Bazen küçük bir uysal yılan, tatlı su yengeci  bazen de çatalkuyruklu bir erik, kırlangıç kuyruk kelebeği.

Yolun sonunda denize, Kabakoz’a kavuşuyor, günboyu yürümenin verdiği hararetle çoğumuz soluğu plajda alıyoruz.  Deniz güzel, önümüzde uzayan kumsal, serin Karadeniz’in azgın sularıyla buluşturuyor bizi.  Ama suyun içinde mevsime özgü küçük bazı böcekler bir türlü rahat vermiyor. Hafif hafif ısırıkları hissederken denizin keyfini çıkarıyoruz.

Güle oynaya  günü Yağcılar Köyü’nde verilen kısa  molanın ardından tamamlıyoruz. Ve bu güzel günü yaşatan Yaban Adımları’na sonsuz teşekkürler ediyoruz.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*