Sadece BEYRUT

146
0

Yıllarca doğunun Paris’i diye kulaklarımıza fısıldandı. Görme isteğimizde her geçen gün katlanarak arttı. Vize yok sadece pasaport yeterliydi. Bir de İsrail damgası yoksa işler oldukça kolay tek bilet yeterli!

Tam bilet aldık, sevinirken bir anda ülkede eylemler başladı. Gitsek mi, gitmesek mi, kara kara düşünmeye başladığımız anda imdadımıza, yolu buralara sıkça düşen ve Beyrut hayranı olan gezgin arkadaşım yetişti. Gidin, hiçbir sıkıntı olmaz, dedi. Hatta arkadaşlarının telefonunu bile verdi. Onlarla irtibata geçtik ve gittik.

Gezi süresince bize en büyük desteği Joseph verdi. Kendisi gezgin arkadaşımın dostuydu. Bütün gezi boyunca aracıyla rehberlik etti. Joseph ne İngilizce ne de Türkçe biliyordu, bizde Arapça bilmiyorduk buna rağmen aramızda güzel bir iletişim kurduk. Söylemek istediğimizi İngilizce yazıyoruz, ya arkadaşına ya da kızına çevirterek her türlü ihtiyacımıza destek oluyordu.

Beyrut havaalanından bizi gecenin bir yarısında aldı. Zaten erken saatte İstanbul’dan uçuş bulamıyoruz. Gecenin bir vakti yarı uykulu bir halde inince uçakta elimize tutuşturulan bilgi formuyla pasaport polisinin karşısına dikildik.  Birkaç ahiret sorusundan sonra sayfamıza yeni bir keşif damgasıyla ülkeye girmiş olduk. Joseph bizi alıp hiç Beyrut’a sapmadan doğruca daha önceden kendisinin ayarladğı Harissa’daki otele götürdü. Otel oldukça konforlu ve Beyrutla, Bayblos arasında Harissa bölgesinde yer alıyordu.

İki gün boyunca keyifle Beyrut ve çevresini dolaştık. Beyrut’un asıl tarihi bölgesi eylemlerden dolayı polis tarafından kapatılınca meydanda, Mohammed al Amin Camiî’nin etrafında dolaştık. Akşam üzeri toplanan eylemciler geceyi burada geçiriyorlardı. Eylemden çok panayır havasında geçiyordu her şey, tabi şimdilik.

Eylemler devam ederken her yerini adımlayamasak da gezdiğimiz yerleri de söylemeden geçmeyelim;

Mohammed al Amin Camiî, Beyrut’ta gezilecek yerlerin  başında geliyor.  Beyrut’un merkezinde Martyrs’in Meydanı’nda bulunan  mavi kubbeli cami, Osmanlı ve Doğu mimarisiyle harmanlanmış. 65 metre yüksekliğinde dört minaresiyle birazcık Sultanahmet Cami’sini de andırıyor. 2005 yılında suikast sonucu öldürülen eski Başbakan Rafik Hariri’nin anısına yaptırılan anıt mezarda burada caminin yakınında yer alıyor.

Beyrut, bir tarafta modern yapılar gökdelenleriyle, bir tarafta tarihi ve kültürel değerleriyle zıtlıklar şehri. Tabi gece hayatını ve eğlenceleri de unutmayalım! Buranın eğlenceleri de oldukça ünlü…Eylemlerden dolayı çok şehre ait olamadık ama başka bahara diyerek şimdilik hayallere gömdük. Şehirde dolaşan birbirinden lüks araçları da söylemeden geçmeyelim.

Zaitunay Bay diye bilinen yer şehrin marinası. Kıyıya paralel lüks otellerin, kafelerin olduğu bir bölge. Buraya geldiğimizde şehrin silüeti oldukça değişiyor. İki sokak arkasına geçseniz manzaranın değiştiği şehirde bu bölge kesinlikle gitmeye değer.

Korniş (Corniche) ise şehrin 5 km’ye  kadar uzanan kordon boyu tıpkı İzmir’e benziyor. Sabahtan akşama kadar hareketlilikte burada. Sabah sporuyla başlayan aksiyon akşam çoluk çocuğunu, eşini, sevgilisini, arkadaşlarını alan gezen tozanla dolu. Kimisi nargilesini tüttürürken, kimisi açtığı hareketli müziğin ritmine kapılıp hayal kuruyor. En güzel tarafı ne biliyor musunuz, kimse kimseden rahatsız olmuyor. Sabahtan itibaren spor yapanlar, yürüyenler, bisiklete binenler, paten kayanlar, akşam çoluk çocukla yürüyenlerle günün her anında en kalabalık yerde burası.

Güvercin Kayalıkları (Pigeon Rocks), gün batımının en güzel seyredildiği yer.  Özellikle akşam saatleri oldukça kalabalık oluyor.  En çok fotoğraf çekmek ve çektirmeyi düşlediğim yer. Bizim gibi herkes de aynı düşüncede olunca burasının kalabalığı hiç bitmiyor. Kayalıklar daha yakından sürat tekneleri ile görülebiliyormuş. Bizde daha sonradan öğrendik. Hatta teknelerle altından geçiliyormuş. Umarım bu doğal güzelliğe zarar vermiyordur. Manzaraya doyamadım oturup şöyle kahveyle yöresel tatlıların tadına bakayım derseniz tıpkı bizim gibi Al Falamanki restoranda cam önü bir masaya hemen yerleşin. Tatlılarla içilen kahve lezzetli ama hesap oldukça tuzlu, söylemeden geçmeyeyim…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here