JavaScript must be enabled in order for you to see "WP Copy Data Protect" effect. However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser. To see full result of "WP Copy Data Protector", enable JavaScript by changing your browser options, then try again.

Mor Menekşeler Adası İOS

Yazan

IMG_6672

Nereden düştü aklımıza bilinmez ama bir yıldır düşünü kurduğumuz gezimizin tarihi yaklaşınca ‘’İos’a gitmesek mi?’’ iç sesleri bir anda yükseliyor. İnternette araştırırken gençlerin fazla ilgi gösterdiği eğlence adası olduğunu öğreniyoruz. Bunun dışında çok fazla bilgiye de açıkçası ulaşamıyoruz. Biranda özlem ve ilginin bitip, ‘’başka adalara mı gitsek?’’ planına dönüşse de, keşfetsek ne olur mantığıyla yollardayız yeniden.

İyi ki de gelmişiz! Kafanızı dinleyecek, sesten uzak, içsel yolculuğa çıkacak kadar sakin, huzurlu, korunmuş ve her şeyden önemlisi popüler olmadığı için az kalabalıkla güzel bir tatil yapılacak ortamlardan biri. Kalabalığı az diyorum ama feribottan coşkulu grupların inip, anlık bir karmaşada ortadan yok oluşları da oldukça şaşırtıcı. Açıkçası nereye gider, nerede kalırlar bilmeden, ‘’ puf ‘’ diye yok oluyor herkes. Biz sahilde ayarladığımız otellimize tıpış tıpış ilerliyoruz, gerisini de çok fazla düşünmüyoruz açıkçası. Gezdiğimiz birçok adaya göre gerçekten daha sakin ve sessiz. Tam bizlik yani!

IMG_6703

IOS Adası, halk arasında  Nios olarak da telaffuz edilirken, Kiklad Adları‘nın (Cyclades) en güzeli kabul ediliyor. Yunanca kelime anlamı mor menekşe olan Ios Adası; ışıl ışıl serin suları, ince kumlu plajları, yel değirmenleri ve etkileyici günbatımı manzarası ile pek güzel bir yer.

Adaya ulaşımla başlarsak; yine her zaman ki gibi Yunanistan’ a yakın Kiklad adaları’ndan biri ve hemen Santorini’nin yanıbaşında, sadece bir saatlik uzaklıkta. Yani elinizi sallasanız Santorini’deki görecek kadar yakın. Adaya gelmek için iki seçenek var, ya Türkiye’ye yakın adalardan (Kos, Rodos, Samos, Sakız gibi) kalkan feribotlarla ya da Santorini’ye gelip, İos’a geçebilirsiniz ya da Pire’den ( Pireus) kalkan feribotlarla yaklaşık beş saatlik yolculuk sonrası ulaşabilirsiniz.

Biz Pire’den doğrudan Ios Adası’na gelerek tatilimizin açılışını burada yapıyoruz. İki günlük tatilimizde adaya özgü keşiflerimizi gerçekleştiriyoruz. Adaya gelince; limanda inen, binen ve karşılayanların oluşturduğu kalabalığın arasından sıyrılarak, limana yakın otel ayarladığımız için yorgunluğumuzu, adanın soğuk sularına atlayarak üzerimizden atıyoruz. Kalacak yer olarak seçenek fazla ve fiyatlarda oldukça uygun. İster Chora’da otelde kalıp, araç kiralayarak plajlarında dolaşır ya da limana yakın ayarlayıp gündüz otelinizin önünde deniz sefası sürerken gece de Chora’da eğlenirsiniz.

Çok fazla kalabalığın olmadığı Ios sahilinde liman, çarşı, etrafa dağılmış birkaç tane otel, yaşam alanları ve küçük bir marina yer alıyor.

IMG_6663

Asıl güzellik yukarıda ve görünce büyülenip tekrar gelmeyi düşleyeceğiniz yer Chora (hora) . Yaşanılacak,  görülecek yer de  burası! Sahilden ara sokaklara kıvrılırken sağda yer alan  Chora tabelasından yukarıya doğru, yormadan yükselen merdivenlerle çıkarken, kısa soluklu molalarda geriye dönüp marinaya, aşağıda kalan İos ‘a ara sıra bakarak ilerliyorsunuz. Merdivenlerin bitiminde,  varışın heyecanıyla, sağ köşede bizi karşılayan ve dönüşte nefis bir akşam yemeği yediğimiz, lezzetin izlerini hala damağımızda taşıdığımız, tekrarını yaşamayı düşlediğimiz Safran Kafe ve Restaurant yer alıyor. Evet bir gurme değilim ama damağımda bıraktığı etki farklı ve güzelse tavsiye etmekten de çekinmemeliyim değil mi? En önemlisi birbirinden değişik lezzetler sunulurken yediğimiz Ios Salatası nefis ve diğer tatlarla farklı bir gece yaşattı. Tatilin ilk günü anlamlı başlamak bu olsa gerek. Gerek sunum şekli, gerek gösterilen ilgi, uygun fiyatla geceye anlam  katıyordu. Çıkışta müessesenin üretimi olan karanfil likörüyle farklı bir gece yaşadık . Uçağa sokamama derdi olmasa,  onlarca alıp götürecek kadar etkileyici ve hafifti.

IMG_6637

Safran Kafeyi geçince karşımıza bir anda Chora meydanı çıkıyor. Çok fazla kalabalık olmasa da geldiğimizden beri göremediğimiz kalabalığı burada buluyoruz. Herkes geceye hazır, şıkır şıkır, hanımlardan yayılan mis gibi etkileyici parfüm kokuları, kahkaha sesleri, renkli ışıltılı dükkanlar, hoş tasarımlı mekanlar, dar sokaklar, beyaz badanalı evler ve yükseldikçe güzelleşen manzara. Bir mekanın kapısından ilgili bir sese doğru yönelerek üst katına yerleşip en güzel gün batımına da soğuk içilen bir içecekle tanık oluyoruz. Yine bir kaç masa, diğer müşteriler ve biz. Kendimizi dinlemek için en uygun yer burası. Kalabalıktan uzak sakinliğin huzurun adası. Canımız sıkılınca biraz gürültü olsun, kalabalıkla karışıp, bende adanın bir parçası olmalıyım deyip, eğlence mekanlarına yöneliyoruz. Diğer popüler  adalara çok yakın olmasına rağmen nasıl böyle kalmış şaşırtıcı. Aman kalsın bazen kaçıp, sessizliği yaşamak lazım! En çok Mykonos’tan sonra gençlerin tercih ettiği eğlence adası olarak geçse de inanın çok coşkun bir ortam yok. Huzurlu, yoğun kalabalıkla boğuşmadan sakin dolaşıyorsunuz. Santorini’nin ya da Paros bilemedin Mykonos’un coşkulu kalabalığını burada göremeyeceksiniz. Ve gelince benim gibi çok seveceksiniz. İos  salatası için tekrar gelirim. O kadar güzeldi, yani!

Dar  sokaklara doğru süzülünce karşımıza yel değirmeni çıkıyor. Terk edilmişliğin izlerini biraz olsun bakımla gidermeye çalışılsa da günbatımında fotoğraflarımıza tatlı izler bırakıyor. Karşıdaki tepeyle değişik bir günbatımı panoramasına da burada tanıklık ediyoruz. Nefis! Aşağılara doğru indiğimizde geniş bir meydan, çocukların cıvıltıları, ortada yer alan kilise ve etrafındaki kalabalığı görüyoruz. Gece burada geç saatlerde başlıyor. Gençler sağdan soldan süslenmiş bir halde ortaya çıkıyor. Biz eğlence ortamına sapmadan uzaklaşıyoruz.

Gündüz kumsallarda ışıl ışıl sularda serinlerken, gece Chora’da geçirilen  vakitle hoş güzel iki güne sığdırdığımız bir tatili yaşıyoruz. Sonra komşu adaya doğru vedalaşıp ayrılıyoruz.

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*