Kartepe Kayak Merkezi

732
0

Yarı yıl tatilinin başlamasıyla içimizde kayma tutkusu da depreşince, hemen yakınımızdaki yerleri keşfe çıkıyor soluğu Kartepe’de alıyoruz.  ‘’ Aman hemen dibimizde her zaman gideriz.’’ mantığıyla açıldığından beri bir türlü gidemedik.  ”Ne var, ne yok ?” sorularına da bir türlü  cevap bulamadığımız sadece gidenlerin deneyimlerini dinleyerek geçirdiğimiz günlerin ardından Kartepe Kayak Merkezi’yle sonunda buluşuyoruz.

Kartepe, Kocaeli il sınırları içinde Samanlı Dağları’nın zirvesinde yer alıyor. İstanbul, Yalova, Düzce ve tabi ki İzmitliler için bulunmaz bir nimet. Aman canım sıkıldı biraz kayayım, dediğiniz anda en geç bir buçuk saatte buradasınız. Akşama kadar kaymanın keyfini yaşayıp tekrar sıcak yuvanıza döneceğiniz günü birlik kış aktivitelerinin en başında geliyor.

Buraya gelmek de çok kolay.  İzmit- Adapazarı yönünden Kartepe tabelalarını takip ederek ulaşıyorsunuz. Artık akıllı telefonlarınız kolaylıkla sizi gideceğiniz yere kadar götürüyor. Geriye bir tek plan yapmak kalıyor. Buraya kadar gelmişken bölgenin Karadeniz’i aratmayacak kadar güzellikteki doğasından faydalanmak gerekiyor. Bu güzellikleri hemen arkasından gelen yazı dizimizde paylaşmadan önce sabahın mahmurluğunu üzerinizden atmanız için yönünüzü  Maşukiye ‘yeçevirmenizi öneriyorum. Birbirinden değişik manzaraya sahip işletmelerden birine yerleşip güne nefis bir kahvaltıyla başlamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.  Sonra Sapanca Gölü’ne karşı önünüzdeki virajlı yolda kıvrıla kıvrıla yukarıya doğru yükselin.  Bu güzellikler zirveye yaklaştığınızda bitiyor. Kendinizi bir anda yoğun trafiğin içinde buluyorsunuz.  Hele bir de bizim gibi hafta sonu gelmişseniz vay halinize!

Gelelim, ‘’kayak ucuz mu, pahalı mı?’’ sorusuna. Başka ülkeleri bilmem ama ülkemizde kayak biraz pahalı bir spor. Maliyeti azaltmak için böyle yakın tesislere günübirlik kaçışlar kolaylaştırabilir. Ancak konaklamalı düşlediğinizde orta gelirli için evet oldukça maliyetli. Hele birde başladınız mı, tutku haline dönüşürse sağlam bütçe ayırmanız gerekir.

Çevredeki malzemeciler de bizim gibi ekonomik olsun düşüncesiyle yola çıkanlara alternatifler üretmişler. Sizi daha zirveyle buluşturmadan önce Samanlı’nın eteklerinde yer alan birkaç kayak malzemesi kiralayacağınız dükkan da bu işleri kolaylıkla halletmenizi sağlıyor. Günü birlikçi ve kendinize ait kayak takımınız yoksa bence aşağıdan kiralayın. Hem ekonomik hem de işi şansa bırakmamış olursunuz. Daha önce gelenlerin deneyimleri doğrultusunda yukarıda hem yeterli sayıda takım yok (yani kalabalık olduğu için açıkta kalıyorsunuz) hem de fiyatlar aşağıya göre oldukça yüksek. Tek otel var, malzemeler de ancak müşterilerine yeter. En doğrusu işi şansa bırakmamak. Bizde aşağıda kiralayıp, yukarıya çıkıyoruz.   

Sıkışan trafikten kayak merkezine yaklaştığınızı anlıyorsunuz.  Araçlar milim milim hareket ediyor. Girişte tek park yeri var, orası da çoktan dolmuş. Geriye kalan araçlar otelin önünde yer alan geniş meydanda gelişi güzel, boş bulduğun yere gir mantığıyla park edilmiş. Öğle yemeğinde sucuk ekmekçilerin yanına gitmek için vereceğiniz mücadeleyi şimdiden düşünün.

Merkezdeki tek otel olan  Green Park, etrafındaki kafe ve diğer küçük tesislerle bulutlara doğru yükseliyor.  Piste inmek için otelin hemen altında yer alan sağlı sollu masaların dizildiği kafelerin arasındaki daracık yoldan hareketli yoğun kalabalığı yardırarak iniyoruz. Tek bir noktadan her yöne hizmet veren telesiyeje doğru kayarak iniyoruz. Buraya kadar sağlam geldiğimize şükrediyoruz. Sonra da kaymanın keyfini yaşayarak buralardan uzaklaşıyoruz.

Telesiyeje binmek için otelin altındaki kafelerin yanında yer alan bilet satış noktasından kartınızı alıyorsunuz. Belli zaman dilimine göre fiyatlandırılmış kartlardan ekstra depozito ücreti alınıyor.  Depozitolu kartı da ilk defa burada görüyorum. Hafta sonu olunca bayağı sıra var. Telesiyeje sadece kayanlar değil, kaymadan etrafı keşfe çıkanlar da (yayalar) biniyor. Bu, Uludağ dışında diğer kayak tesislerinde alışık olmadığımız durum. Hem şaşırdık, hem de yoğun sıra kuyruğunda beklemekten fazla kayamadık. Belki zamanla bu sorun çözülür diye umuyorum.

Kartepe, kolaydan zora doğru farklı zevklerde kaymanın keyfini sunuyor. Burada mavi (kolay-orta), ve  kırmızı (zor-orta) hat olarak belirlenmiş, zorluk derecesine göre 2 farklı kategoride pistler yer alıyor.  Geyik Alanı denilen bölge kolay ( mavi), Karlıktepe ve Kartepe en zoru ( kırmızı), Kadıkonağı  ise çok kolay olarak derecelendirilerek kayak sevenleri ağırlıyor. Kayak merkezinde aynı noktadan 4 lift, 3 telesiyej hizmet veriyor. Bu da kayakçılara önemli bir rahatlık sağlıyor. Buranın yabancısı olunca alışma niyetiyle mavi renkli ( kolay kayılan pist)  Geyik Alanı’nda  kaymayı tercih ediyoruz. Etrafta fazla acemi olsa da kaymak keyifli. Kar kalitesi fena değil, şansımıza da hava güzel.

Gelelim yemek derdine, etrafta birçok kafe olduğu gibi hemen Geyik pistinin yanında yer alan sucuk ekmekçilerde ilk tercih edilecek yerler.

İstanbul, Yalova, Düzce ve merkez il Kocaeli için bir solukta ulaşabilecek yer olarak görülen Kartepe’ye gelmek için hafta içini tercih ediniz. Hafta sonu oldukça kalabalık!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here