Bulgarsitan Baçkovski Manastırı

364
1

 

Kırk kadın, bir otobüs ve yolculuk adresimiz  Bulgaristan. Gece başlayan yolculuğumuz, sınır geçişi, pasaport kontrolü derken, sabah 7.30’da Haskova ‘da kahvaltı molası için kısa bir süreliğine sonlanıyor.  Peynirli börek ve yanında içilen boza açlık duygumuzu yatıştırıyor.

Sabah karnımız doyunca, gözümüzü hemen yola dikiyoruz. Virajlı yollarda, yarı uykulu, yarı uyanık sessizce çevreyi izleyerek ilerliyoruz. Yolcuların tamamı kadın olunca sessizliği sağlamak mucize sanırım. Kısa süreli yolculuktan sonra saat onda Baçkovski Manastırına varıyoruz. Diğer adıyla “Uspenie Bogorodiçno” olan Baçkovski Manastırı, Rilski Manastır’ından sonra ikinci büyük Bulgar manastırı. Baçkovski Manastırı, Chepelare nehri vadisinde (ayrıca Çaya nehri olarak da bilinir) bulunuyor.

 

 

Bizans komutanı Grigoriy  Bakuriani ve kardeşi Abaziiy Gürcüleri tarafından 1083 yılında kurulmuş. Manastır, II. Bulgar Devleti sırasında Çar İvan Aleksandır tarafından himaye edilmiş. Bulgar topraklarında birçok manastırda olduğu gibi Baçkovski Manastırı’nda da küçük bir okul  varmış. Tahminlere göre Bulgaristan Devletinin, Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra XIV. yüzyılın sonunda Patrik Evtimiy Baçkovski Manastırı’na sürgüne gönderilmiş. Burada patrik ve öğrencileri aktif dini ve kültürel faaliyetleri  geliştirmiş. 

Şimdi ise Manastırın kendi müzesi var, orada farklı dönemlere ait  ritüel nesneler ve kuyumcu sanatının örnekleri  görülebiliyor. 20. Yüzyılın başlarında 1930’lu  yıllara ait 103 el yazısı ve 252 eski baskılı kitaplar bulunuyor.

Manastırın doğusunda, Kluvya Nehri vadisinden devam ederek iki ilginç şelaleye de ulaşılıyor. Bizim gezi programımızda olmadığı için gidemiyoruz. Manastırın etrafını süsleyen, değişik tınıda, ruhumuzu dinlendiren, akan suyun sesini kaydetmesek de görüntüsünden birkaç kare ile yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here